Emeklilik sürecinde önemli bir döneme girildi. Çalışanlar, iş sözleşmelerini emeklilik nedeniyle fesh ederken, son iş yerlerinde en az bir yıllık kıdemleri varsa kıdem tazminatı almaya hak kazanıyorlar. Ancak, bu tür fesihlerde ihbar tazminatı ödenmemektedir. 4/A (SSK) kapsamında sigortalı olan çalışanlar, kullanmadıkları yıllık izin sürelerinin ücretlerini nakit olarak alabilirken, devlet memurları için kullanılmayan yasal izinlerin paraya dönüşmesi mümkün değildir. Kıdem tazminatı hesaplamasında ise çalışanın son brüt ücreti esas alınmakta, ancak yapılacak ödemelerin yasal kıdem tazminatı tavanını aşması mümkün değildir.
Mevcut durumda, 30 Haziran 2026 tarihine kadar geçerli olan kıdem tazminatı tavanı 64.948,77 TL olarak belirlenmiştir. Bu üst limit, 1 Temmuz 2026’dan itibaren devlet memurlarına yapılacak maaş artış oranında yeniden güncellenecektir.
TÜİK tarafından açıklanan enflasyon verilerine göre, ilk dört ayda kümülatif enflasyon oranı %14,64 olarak gerçekleşti. Bu durumda SSK ve Bağ-Kur emeklileri için %14,64, memur ve memur emeklileri için ise yaklaşık %10,5 oranında enflasyon farkı oluştu. SGK Uzmanı Özgür Erdursun’un tahminlerine göre, mayıs ve haziran aylarındaki enflasyon beklentileri gerçekleşirse, temmuz ayında SSK ve Bağ-Kur emekli maaşlarına yaklaşık %18, memur maaşlarına ise %14 oranında artış yapılması öngörülüyor.
Yeni kıdem tazminatı tavanı, temmuz ayında tahmin edilen %14’lük artışla birlikte 64.948,77 TL’den yaklaşık 74.000 TL seviyesine yükselebilir. Bu değişiklik, brüt ücreti mevcut tavanın üzerinde olan çalışanların alacakları tazminat miktarını doğrudan etkiliyor. Örneğin, tavan ücret üzerinden hesaplanan bir çalışan, 10 yıllık çalışma süresiyle haziran ayında işten ayrıldığında 649.488 TL tazminat alırken, temmuz ayındaki artışla bu tutar yaklaşık 740.000 TL’ye yükselebilir. Çalışma süresi uzadıkça, bu fark daha da büyüyecektir.
4/A kapsamındaki sigortalılar için emeklilik aylıkları, dilekçenin verildiği tarihten sonraki ayın ilk günü itibarıyla başlatılmaktadır. Dolayısıyla, haziran ayında başvuran bir sigortalı temmuz ayında aylık almaya hak kazanırken, başvurusunu temmuz ayına erteleyen bir kişi ilk emekli aylığını ağustos ayında alabilir. Bu durumda temmuz ayında dilekçe veren bir çalışan, bir aylık emekli maaşı tutarında kayıpla karşılaşacaktır.
Emeklilik planlaması yaparken sigortalıların iki temel mali unsuru dikkatlice değerlendirmesi önemlidir: Temmuz ayındaki tavan artışıyla elde edilecek ek kıdem tazminatı ve dilekçenin temmuz ayına ertelenmesinin getireceği bir aylık emekli maaşı kaybı. Hangi seçeneğin daha kârlı olduğu, kişinin toplam çalışma süresi, güncel brüt ücreti ve bağlanacak emekli aylığına göre değişiklik göstermektedir. Kesinleşecek enflasyon verileriyle birlikte, yeni maaş zamları ile net kıdem tazminatı tavanı temmuz ayının başında netleşecektir.
