Süper El Niño riski petrol baskısıyla birleşiyor

Haber gorseli

JPMorgan’ın 24 Temmuz tarihli raporuna göre mevcut El Niño olayının yıl sonuna kadar “çok güçlü” veya “süper” düzeye ulaşma olasılığı yüzde 81’e çıktı. Hava koşullarının 2027’ye sarkma ihtimali ise yüzde 97 olarak hesaplandı.

Banka, güçlü El Niño ile yüksek petrol fiyatlarının aynı dönemde etkili olması halinde küresel gıda maliyetlerinin hızla artabileceğini bildirdi. Dizel, gübre, taşımacılık ve ambalaj maliyetleri tarımsal üretimdeki hava kaynaklı kayıplara eklenecek.

Olasılık yüzde 81’e çıktı

El Niño, tropikal Pasifik Okyanusu’ndaki yüzey sularının normalin üzerinde ısınmasıyla ortaya çıkıyor. Hava olayı, yağış düzenlerini değiştirerek bazı bölgelerde kuraklık, bazı bölgelerde ise aşırı yağış ve sel riskini artırıyor.

JPMorgan, mevcut tahminlerin gerçekleşmesi halinde 2026-2027 El Niño döneminin son yılların en güçlü örnekleri arasına girebileceğini belirtti. Tarımsal üretim, gıda tedarik zincirleri, enerji üretimi ve deniz taşımacılığı etkilenebilecek alanlar arasında bulunuyor.

Gıda etkisi ikiye katlanabilir

Banka, çok güçlü bir El Niño’nun tek başına küresel gıda enflasyonunu zirve noktasında yaklaşık 0,7 puan artırabileceğini hesapladı. Ürün kayıpları ve değişen yağış düzeni, özellikle hava koşullarına duyarlı tarım bölgelerinde fiyat baskısı yaratacak.

İran savaşıyla yükselen enerji fiyatlarının etkisi de hesaba katıldığında gıda enflasyonundaki artış 1,3–1,5 puana ulaşabilir. Petrol fiyatlarındaki yükseliş, tarım makinelerinde kullanılan yakıtın yanı sıra gübre, işleme, soğutma, ambalaj ve lojistik maliyetlerini artırıyor.

Zirve 2027’nin ilk yarısında

El Niño kaynaklı fiyat hareketleri hava olayının başlamasıyla aynı anda tüketiciye yansımıyor. JPMorgan, gıda enflasyonu üzerindeki en güçlü etkinin hava şokunun başlamasından dört ila sekiz ay sonra görüldüğünü belirtti.

Bankanın senaryosunda küresel gıda enflasyonu 2027’nin ilk yarısında yıllıklandırılmış yüzde 5 seviyesine çıkabilir. Söz konusu hareket, küresel manşet enflasyona yaklaşık 0,6 puan ekleyebilir.

Yüksek gıda ve enerji maliyetleri, 2027 boyunca beklenen küresel enflasyon düşüşünü 0,3 puan yavaşlatabilir. Merkez bankalarının faiz indirim takvimi açısından da enerji ve gıda fiyatlarındaki seyir yeniden belirleyici hale gelecek.

Gelişen piyasalar daha açık

JPMorgan, en güçlü etkinin Asya ve Latin Amerika’daki gelişen piyasalarda görülebileceğini bildirdi. Gıdanın tüketici enflasyonu sepetindeki ağırlığı ve tarım sektörünün hava koşullarına bağımlılığı, söz konusu ülkelerin kırılganlığını artırıyor.

Hindistan, Endonezya, Brezilya ve Kolombiya raporda daha yüksek risk taşıyan ülkeler arasında gösterildi. Tayvan ve Güney Kore de gıda fiyatı kaynaklı enflasyon baskısına açık ekonomiler arasında sıralandı.

Tarımsal üretimdeki kayıp yalnızca yerel fiyatları etkilemeyecek. Büyük üretici ülkelerin ihracatı sınırlandırması veya stoklarını korumaya yönelmesi halinde küresel ticaret fiyatları da yükselebilecek.

Avrupa’da belirleyici unsur enerji

Avrupa ve diğer gelişmiş ekonomilerde El Niño’nun doğrudan gıda enflasyonu etkisinin daha sınırlı kalması bekleniyor. Üretim ve tedarik kaynaklarının daha çeşitli olması, hava koşullarındaki bölgesel kayıpların etkisini azaltabiliyor.

Buna karşın yüksek enerji fiyatları Avrupa’daki gıda maliyetleri üzerinde daha güçlü bir kanal oluşturacak. Dizel, doğal gaz, elektrik, gübre ve taşımacılık giderlerindeki artış, işlenmiş gıda fiyatlarına kademeli olarak yansıyabilecek.

Enerji maliyetlerinin uzun süre yüksek kalması halinde yalnızca gıda sektörü değil, kimya, ambalaj, lojistik ve perakende şirketleri de artan işletme giderleriyle karşılaşacak.

Stoklar ilk tamponu sağlıyor

JPMorgan, mevcut koşulların önceki büyük El Niño dönemlerine göre daha elverişli olduğunu belirtti. Küresel tahıl stoklarının yeterli, Asya’daki pirinç stoklarının ise görece sağlıklı seviyelerde bulunduğu kaydedildi.

Küresel gıda enflasyonunun başlangıç seviyesinin düşük olması da ilk aşamada fiyat baskısını sınırlayabilecek. Stokların yeterli kalması, ürün kayıplarının tüketici fiyatlarına geçişini geciktirebilir.

Ancak hava olayının uzun sürmesi, birden fazla hasat dönemini etkilemesi veya enerji fiyatlarının yüksek kalması halinde mevcut tamponlar zayıflayacak. Ülkeler arasındaki gıda enflasyonu farkının da bu dönemde açılması bekleniyor.

Türkiye iki kanalı izleyecek

JPMorgan raporunda Türkiye için ayrı bir enflasyon tahmini yer almadı. Türkiye açısından izlenecek başlıca kanallar ithal enerji maliyetleri ile tarımsal üretim ve gıda tedarik zincirindeki fiyat geçişkenliği olacak.

Petrol ve gübre fiyatlarının yükselmesi, üretimden perakendeye kadar uzanan maliyet zincirini etkileyebilir. Küresel tahıl, pirinç, bitkisel yağ, kahve, kakao ve şeker fiyatlarındaki değişim de ithalat maliyetleri üzerinden takip edilecek.

2026’nın son çeyreğinde El Niño’nun gücü, enerji fiyatlarının kalıcılığı ve büyük üretici ülkelerin ihracat politikaları izlenecek. Fiyat etkisinin en belirgin hale gelmesi beklenen dönem ise 2027’nin ilk yarısı olacak.

yok

Author: Onur Çelik