FED faiz kararı ne oldu? İşte ABD Merkez Bankası FED’in mayıs ayı faiz kararı

ABD Merkez Bankası (Fed), politika faizini beklentiler doğrultusunda 25 baz puan artırarak 16 yılın en yüksek seviyesi olan yüzde 5-5,25 aralığına yükseltti.

FED’İN FAİZ KARARINA YÖNELİK AÇIKLAMASI

Fed’den yapılan açıklamada, faiz oranının artırılması kararının oy birliğiyle alındığı belirtildi.

Federal Açık Piyasa Komitesi’nin (FOMC) maksimum istihdam ve uzun vadede yüzde 2 enflasyon elde etmeyi amaçladığı vurgulanan açıklamada, bu hedeflerin desteklenmesi için federal fon oranının yüzde 5-5,25 aralığına yükseltilmesine karar verildiği bildirildi.

Açıklamada, ekonomik aktivitenin ilk çeyrekte “ılımlı bir büyüme” kaydettiğine işaret edilerek, iş kazanımlarının son aylarda güçlü olduğu, işsizlik oranının düşük kaldığı, enflasyonun ise yüksek kalmaya devam ettiği aktarıldı.

ABD bankacılık sisteminin sağlam ve dayanıklı olduğu belirtilen açıklamada, hanehalkı ve işletmeler için “daha sıkı” kredi koşullarının ekonomik aktivite, işe alım ve enflasyon üzerinde baskı oluşturmasının muhtemel olduğu kaydedildi.

Açıklamada, bu etkilerin boyutunun belirsizliğini koruduğu belirtilerek, FOMC’nin, enflasyon risklerine karşı son derece dikkatli olmaya devam ettiği bildirildi.

Gelen bilgilerin yakından izleneceği ve para politikası üzerindeki etkilerinin değerlendirileceği vurgulanan açıklamada, enflasyonu zaman içinde yüzde 2’ye döndürmek için ek politika sıkılaştırmasının ne ölçüde uygun olabileceğini belirlerken, para politikasındaki kümülatif sıkılaştırma, para politikasının iktisadi faaliyet ve enflasyona etkilerindeki gecikmeler ile ekonomik ve finansal gelişmelerin dikkate alınacağı kaydedildi.

Açıklamada, Komite’nin, enflasyonu yüzde 2 hedefine geri döndürme konusunda kararlı olduğunun altı çizildi.

“Yeterince kısıtlayıcı bir duruş elde etmek için bazı ek politika sıkılaşmasının uygun olabileceğinin öngörüldüğüne” ilişkin ifadenin açıklamadan çıkarılması dikkati çekti.​​​​​​​

Faiz oranı 2007’den bu yana en yüksek aralıkta
ABD’de yüksek enflasyon karşısında geçen yıl varlık alım operasyonunu tamamlayarak faiz artışlarına başlayan Fed, Mart 2022’deki toplantısında 25 baz puan artışla 2018’den itibaren ilk kez faiz artırımına gitme kararı almıştı.

Fed, geçen yıl mayıs toplantısında 50 baz puan ile 2000 yılından itibaren en hızlı faiz artışını gerçekleştirmesinin ardından haziran toplantısında 75 baz puanla 1994’ten itibaren en güçlü faiz artırımına gitmiş, temmuz, eylül ve kasım toplantılarında da politika faizini aynı oranda artırmıştı.

Geçen yıl art arda 4 toplantısında 75 puanlık faiz artırımına giden Fed, geçen yılın son toplantısında 50 baz puanlık artışa giderek faiz artış hızını yavaşlatmaya başlamıştı.

Banka, 2023’ün ilk toplantısında 25 puanlık artışla faiz artış hızını yavaşlatmaya devam etmişti. Fed, mart ayında gerçekleştirilen toplantısında da faiz oranını yine 25 puan yükselterek yüzde 4,75-5 aralığına çıkarmıştı.

Son artışla birlikte Fed, politika faizini 2007’den bu yana kaydedilen en yüksek aralığa çıkardı.

Geçen yılın mart ayından bu yana 10. faiz artırımını gerçekleştiren Banka, faiz oranını toplam 500 puan yükseltmiş oldu.

ABD’de enflasyon, geçen yıl haziranda yıllık bazda yüzde 9 ile 1981’den itibaren en yüksek seviyeyi görmesinin ardından son olarak martta yüzde 5 olarak kaydedilmişti.

HAZİRAN TOPLANTISI İŞARET EDİLDİ

Fed’in faiz artırımlarını durdurmaya hazır olup olmadığına dair bir soruya Powell, “Bugün kararımız, federal fon oranını 25 baz puan artırmaktı. Bugün bir durdurma kararı alınmadı.” yanıtını verdi. Powell, faiz artırımlarının durdurulup durdurulmayacağı kararının haziran toplantısında ele alınacağını sözlerine ekledi.

Enflasyonu yüzde 2 hedefine indirmenin biraz zaman alacağını belirten Powell, bu görüş doğrultusunda faiz indirimine gitmenin uygun olmayacağını ifade etti.

Resesyon beklentilerine ilişin bir soruya da Powell, Fed yetkililerinin genel olarak ılımlı bir resesyon öngördüğüne işaret etti.

Powell, ABD’deki borç limiti çıkmazına ilişkin bir soru üzerine de borç limitinin artırılmasının ve ülkenin temerrüde düşmesinin sonuçlarının kötü olabileceği uyarısında bulundu. Powell, borç limiti konusunun toplantıda görünüme yönelik bir risk olarak gündeme geldiğini ancak karar üzerinde önemli bir etkisi olmadığını kaydetti.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*