Sosyal medya platformlarının, kullanıcıların davranışlarına göre içerik sunan algoritmalar kullandığına dikkat çeken uzmanlar, bu sistemlerin hem faydalarının olduğunu hem de önemli riskler barındırdığını vurguladı. Özellikle kullanıcıların ilgi gösterdiği içeriklerin yoğunlaşmasının, zararlı ve riskli içeriklere maruz kalma olasılığını artırabileceği ifade ediliyor.
Hasan Kalyoncu Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Osman Tolga Arıcak, algoritmaların bazen olumsuz içerikleri öne çıkarabildiğini belirterek, kullanıcıların aramalarına bağlı olarak daha riskli içeriklerle karşılaşmasının mümkün olduğunu söyledi. Arıcak, doğrulanmamış ve etik dışı içeriklerin filtrelenmesi gerektiğinin altını çizerek sosyal medya platformlarına büyük sorumluluklar düştüğünü ifade etti.
Prof. Dr. Arıcak, özellikle çocuklar için uygun olmayan içeriklerin görünürlüğünün azaltılmasının sağlanabileceğini ve algoritmaların bu doğrultuda yeniden düzenlenmesi gerektiğini vurguladı. Doğrulanmamış bilgi ve belgelere erişimin engellenmesinin, yanlış ve zararlı içeriklerin hızla yayılmasının önüne geçeceğini belirtti.
Algoritmaların kullanıcıların ilgi alanlarını analiz ederek benzer içerikleri sürekli olarak önlerine çıkardığını dile getiren Arıcak, bunun bir “dijital sarmal” oluşturabileceğine dikkat çekti. Bu durumun doğrudan bağımlılığa yol açmasa da bağımlılık riskini artıran kritik bir unsur olduğunu ifade etti.
Yeşilay Genel Başkanı Doç. Dr. Mehmet Dinç ise sosyal medya algoritmalarının çocukları en çok etkileyen riskleri barındırdığını belirtti. Dinç, “Algoritma tuzağı” olarak adlandırdığı durumu açıklayarak, çocukların ilgi duydukları veya aradıkları konularla ilgili daha ileri ve riskli içeriklerle karşılaşabildiğini aktardı. Geçtiğimiz yıllarda İngiltere’de, 14 yaşında bir kız çocuğunun intiharına neden olan olayı örnek gösteren Dinç, algoritmaların bu tür içerikleri nasıl besleyebileceğine dikkat çekti.
Uzmanlar, sosyal medya platformlarının tüm sorumluluğu kullanıcılara bırakmasının doğru olmadığını ve asıl yükün bu platformlara ait olduğunu belirtiyor. Özellikle çocuk ve gençlerin korunması için sosyal medya şirketlerinin etik algoritmalar çerçevesinde hareket etmeleri gerektiği vurgulanıyor.
Uzmanlar, sosyal medya platformlarının daha güvenli bir dijital ortam sunabilmesi için içerik denetim mekanizmalarını güçlendirmesi ve etik algoritmalar geliştirmesinin artık bir tercih değil, zorunluluk haline geldiğini ifade ediyor.