500 Mülkiyeli’den Kılıçdaroğlu’na Kurultay Üzerine Çağrı

500 Mülkiyeli'den Kılıçdaroğlu'na Kurultay Üzerine Çağrı

Türkiye’nin çeşitli kademelerinde görev yapmış 500’e yakın Mülkiyeli, CHP içindeki mutlak butlan tartışmalarına dair bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Aralarında eski genel başkanlar, Meclis Başkan Vekilleri, milletvekilleri, büyükelçiler, valiler, kaymakamlar, müsteşarlar, genel müdürler ve üst düzey bürokratların bulunduğu bu grup, Cumhuriyet Halk Partisi’ndeki son gelişmeleri büyük bir kaygı ile izlediklerini ifade etti.

Mülkiyeli Cumhuriyetçi Aydınlar olarak yaptıkları açıklamada, “Mülkiye’nin 160 yılı aşan devlet yönetimi, hukuk devleti, demokratik temsil ve Cumhuriyet değerleri geleneğinden gelen Cumhuriyetçi aydınlar olarak, yaşanan gelişmeleri ciddi bir endişeyle gözlemliyoruz” dediler. CHP kurultayı ile ilgili alınan mutlak butlan kararının yalnızca teknik bir hukuksal değerlendirme olmadığını vurgulayan grup, bu kararın, parti içindeki iradenin yargı yoluyla yeniden şekillendirilmesi anlamına geldiğini belirtti.

Açıklamada, “Demokratik sistemlerde siyasal meşruluğun kaynağı mahkemeler değil, üyelerin, delegelerin ve nihayetinde seçmenlerin özgür iradesidir” ifadesine yer verildi. Mülkiyeli Cumhuriyetçi Aydınlar, Türkiye’nin en köklü siyasi partisinin yönetim yapısının yargı kararlarıyla değiştirilmesinin sadece CHP değil, Türkiye demokrasisinin geleceği açısından da ciddi bir sorun teşkil ettiğini ifade etti. Ayrıca, “Siyasal yarışmanın sandık ve demokratik süreçler yerine yargısal müdahaleler ile şekillendirilmesi, demokratik rejimlerin sağlıklı işleyişi ile bağdaşmamaktadır” denildi.

Kemal Kılıçdaroğlu’nun tutumuna dikkat çeken Mülkiyeli grup, Kılıçdaroğlu’nun tavrının kamuoyunda soru işaretleri yarattığını ve partinin yeni bir meşruluk krizi yaşamaması gerektiğini vurguladı. “Hiçbir siyasal geçmiş, hiçbir tarihsel katkı ve hiçbir kişisel emek, demokratik meşruluk ilkesinin üzerinde değildir” diyerek yaşanan sürecin yalnızca bir kurultay tartışması olarak değerlendirilmemesi gerektiğini açıkladılar.

Mülkiyeli Cumhuriyetçi Aydınlar, bu durumun aslında Türkiye’deki muhalefetin en büyük siyasal gücünün hukuksal süreçler ve siyasal müdahalelerle zayıflatılmasına karşı nasıl bir tutum alınacağı meselesi olduğunu belirtti. Kurumsal meşruluğa yönelik her girişimin demokratik siyaset alanına müdahale olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan grup, CHP kurultayındaki demokratik iradenin yok sayılmasını kabul etmediklerini ifade etti.

Son olarak, “Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurumsal bütünlüğüne ve demokratik meşruluğuna sahip çıkıyoruz” diyerek, Cumhuriyet’in ikinci yüzyılında geçmişe dönük liderlik mücadeleleri yerine, demokrasiye, hukuk devletine, laik Cumhuriyet’e ve halk egemenliğine bağlı güçlü bir siyasi gelecek inşa edilmesi gerektiğini vurguladılar. Mülkiyeli Cumhuriyetçi Aydınlar, CHP’nin kimliğinin herhangi bir kişinin siyasi kariyerinin uzantısı olmadığını da dile getirdi.

Author: Onur Çelik