İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, İstanbul Altın Rafinerisi’ne (İAR) yönelik yürütülen soruşturmayı tamamlayarak, 44 şüpheli hakkında iddianame hazırladı. İddianamede, İstanbul Altın Rafinerisi’nin sahibi Özcan Halaç için 121 yıldan 839 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor.
Soruşturma kapsamında, İAR’ın da aralarında bulunduğu 31 şirketin, devlet desteği almak amacıyla usulsüz ihracat işlemleri gerçekleştirdiği belirlendi. Özcan Halaç, 9 Ekim’de tutuklandı, ancak 1 Nisan 2026’da ev hapsi şartıyla serbest bırakıldı.
Devlet desteği suistimali ile ilgili olarak, İstanbul Altın Rafinerisi A.Ş. ve bağlantılı şirketlerin, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın 15 Ekim 2024 tarihli tebliği kapsamında sağlanan yüzde 3’lük devlet desteğini kötüye kullandığı ifade edildi. İddianamede, şirketlerin yurt dışından ithal ettikleri altınları işlenmiş gibi göstererek iç piyasada eritip yeniden yurt dışına çıkardıkları, bu süreçte haksız ihracat gelirleri elde ettikleri belirtildi.
Toplam 27 eylem çerçevesinde, şirketlerin 543 milyon 634 bin dolarlık ihracat gerçekleştirdiği ve bu süreçte devlete 12 milyon 537 bin dolarlık zarar verdikleri kaydedildi. İddianamede, şirketlerin gerçek ticari faaliyet yürütmediği ve sadece devlet teşviklerinden yararlanmak amacıyla kurulduğu vurgulandı.
Özcan Halaç’ın, suç örgütü lideri olduğu, bu süreçte taşınmaz işlemlerini Erkam Halaç’ın yürüttüğü, kamu görevlilerine yönelik rüşvet süreçlerinde ise Bülent Halaç ve İbrahim Sontur’un görev aldığı öne sürüldü. Ayrıca, şüphelilerin örgüt içindeki rolleri ayrıntılı olarak belirtildi.
İddianamede, şirketlerin yalnızca devlet desteği almak amacıyla kurulduğu ve bu yapının, Ekim 2024 sonrası hızla faaliyete geçen birçok paravan şirket aracılığıyla desteklendiği ifade edildi. Özcan Halaç, İAR ve Gram Altın A.Ş.’nin büyük hissedarı olduğunu, ancak ihracat süreçlerinden haberdar olmadığını ileri sürdü. Ancak bu savunma, savcılık tarafından “suçtan kurtulmaya yönelik” olarak değerlendirildi.
Keza, Özcan Halaç’ın eşi Zeynep Başak Halaç’ın da örgüt yöneticisi olduğu iddia ediliyor. 2024 sonrası para hareketlerinde olağan dışı bir artış yaşandığı ve şirketin bilanço büyüklüğünün artmasına rağmen satışların düştüğü belirtildi. Transfer hacminin 2023’te 718 milyar TL’den 2025’te 2,3 trilyon TL’ye yükseldiği kaydedildi.